Rusya’da cezaevinde hayatını kaybeden muhalif lider Aleksey Navalni’nin ölümüyle ilgili İngiltere’den gündemi sarsacak bir açıklama geldi. Olayın üzerinden geçen iki yılın ardından yapılan detaylı analizleri paylaşan İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Navalni’nin vücudunda ok kurbağası toksininden elde edilen “epibatidin” maddesine rastlandığını duyurdu. Londra yönetimi, bu bulgular ışığında suikastın arkasındaki tek olağan şüphelinin Kremlin olduğunu öne sürdü.
Dünya kamuoyu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en sert muhalifi olarak bilinen Aleksey Navalni’nin ölümündeki sır perdesini aralamaya çalışırken, İngiltere’den gelen teknik rapor diplomatik tansiyonu yeniden yükseltti. Münih Güvenlik Konferansı sırasında açıklanan rapor, Navalni’nin doğal yollarla ölmediğini, biyolojik bir silah sayılabilecek nadir bir toksinle zehirlendiğini iddia ediyor.

“MASUM BİR AÇIKLAMASI YOK”
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Navalni’nin naaşından ve kişisel eşyalarından elde edilen materyaller üzerinde iki yıldır sürdürülen hassas laboratuvar çalışmalarının sonuçlarını paylaştı. Raporda, Güney Amerika’ya özgü zehirli ok kurbağalarından (Epipedobates) elde edilen ve sinir sistemini felç eden “epibatidin” türevi bir maddenin izlerine rastlandığı belirtildi. Bakanlık yetkilileri, Sibirya’daki bir ceza kolonisinde tutulan bir mahkumun vücudunda bu maddenin bulunmasının “tıbbi veya tesadüfi masum bir açıklaması olamayacağını” vurguladı.

HEDEFTE KREMLİN VE MOSKOVA YÖNETİMİ VAR
Konferans kapsamında kameraların karşısına geçen İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, raporun detaylarına değinerek doğrudan Rus hükümetini işaret etti. Cooper, “Aleksey Navalni’ye karşı, dünyadan izole edildiği bir hapishane hücresinde bu denli sofistike ve ölümcül bir toksini kullanma kapasitesine, motivasyonuna ve fırsatına sahip olan tek güç Rus istihbaratı ve hükümetidir” ifadelerini kullandı.
AVRUPA’DAN ORTAK TEPKİ: FRANSA VE İSVEÇ DE İMZALADI
Londra’nın bu çıkışı uluslararası arenada da karşılık buldu. İngiltere’nin başı çektiği açıklamaya Fransa, İsveç ve Hollanda hükümetleri de imza atarak Navalni’nin ölümünden Kremlin’i sorumlu tuttuklarını beyan etti. Batılı müttefikler, bu bulguların Rusya’daki insan hakları ihlallerinin ve siyasi suikastların somut bir kanıtı olduğu görüşünde birleşti.

SİBİRYA’DAKİ ŞÜPHELİ ÖLÜM VE CENAZE KRİZİ
Hatırlanacağı üzere Aleksey Navalni, Şubat 2024’te Kuzey Kutup Dairesi yakınlarındaki bir ceza kolonisinde aniden fenalaşarak hayatını kaybetmişti. O dönem Rus yetkililer, 47 yaşındaki siyasetçinin yürüyüş sonrası “ani rahatsızlık” geçirdiğini ve “ani ölüm sendromu” nedeniyle vefat ettiğini savunmuştu.
Navalni’nin ölümü sonrasında yaşananlar da şüpheleri artırmıştı. Ailesi ve avukatları günlerce cenazeyi teslim almak için mücadele vermiş, Rus makamları ise “incelemelerin sürdüğü” gerekçesiyle naaşı bir süre alıkoymuştu. Muhalif kaynaklar, bu gecikmenin vücuttaki zehir kalıntılarının temizlenmesi amacıyla yapıldığını iddia etmişti. İngiltere’nin son raporu, bu iddiaları doğrular nitelikte yeni bir tartışma başlattı.