Türkiye’nin güneyinde, modern dünyanın gürültüsünden ve egzoz dumanından tamamen arınmış bir cennet saklı. Kaş ile Demre arasında, masmavi suların kıyısında yer alan Kaleköy (Simena), ana karaya bağlı olmasına rağmen kara yolu ulaşımı olmayan Türkiye’deki tek yerleşim yeri olma özelliğini koruyor. Birinci derece arkeolojik sit alanı olan bu gizemli köye ulaşmak için tek şansınız; mavi suları aşmak.
Ne Yol Var Ne Araba: Sadece Tekne ve Patika

Kaleköy, coğrafi yapısı ve katı koruma kanunları sayesinde tecrit edilmiş yapısını on yıllardır bozmuyor. Köyde korna sesi yerine sadece dalga sesleri yükseliyor. En yakın kara yolu bağlantısı olan Üçağız Mahallesi’nden sadece deniz yoluyla veya oldukça zorlu patikalar üzerinden yürüyerek ulaşılan köyde, lojistikten ticarete her şey teknelerle yürütülüyor.
Kış aylarında deniz sertleştiğinde ulaşım zorlaşsa da, köy halkı eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçları için yine rotayı denize çeviriyor.
Antik Kalıntılar Arasında Yaşam: Su Altındaki Tarih

Antik Lidya Birliği’nin en küçük ama en büyüleyici şehirlerinden biri olan Simena üzerine kurulu olan köy, adeta bir açık hava müzesi tadında. Köyün öne çıkan tarihi zenginlikleri ise şunlar:
Geleneksel Mimari: Antik taş bloklar ile geleneksel Türk taş evlerinin iç içe geçtiği eşsiz bir sivil mimari.
Dünyanın En Küçük Tiyatrosu: Orta Çağ’dan kalma kalenin içinde, kayaya oyulmuş 300 kişilik antik tiyatro.
Yüzen Lahitler: Suların yükselmesiyle denizin içinde kalan Likya tipi lahitler, bölgenin simgesi ve jeolojik değişimin kanıtı.